Orta Doğu'da İHA'lı Gece: Kuveyt Üsleri Hedefte
İran ordusu Kuveyt'teki ABD üslerini İHA'larla vurduğunu duyurdu; bölgede gerilim tırmanırken can kayıpları ve siyasi krizler artıyor.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06İran'ın İHA Hamlesi ve Bölgesel Yanıtlar
İran'ın Kuveyt'teki ABD üslerine yönelik saldırısı, bölgedeki askeri gerilimin yeni ve doğrudan bir aşaması mı?
Kuveyt semalarında patlayan İHA sesleri, Orta Doğu'da diplomasi masasının artık tamamen devrildiğinin somut bir işareti gibi duruyor. Bugün rutin akışımızı bozuyoruz; İran'ın Kuveyt'teki ABD üslerine yönelik doğrudan saldırısını ve bu hamlenin bölgesel savaşı tetikleme riskini konuşacağız.
İran ordusunun yaptığı açıklamaya göre, Camp Udairi Üssü'ndeki bir mühimmat deposu ile Ali Al Salem Hava Üssü'ndeki Patriot sistemleri ve radarlar tek yönlü İHA'larla hedef alındı. CENTCOM ise 17 Temmuz'daki Ürdün saldırılarında 2 askerin hayatını kaybettiğini, bir askerin ise hâlâ kayıp olduğunu teyit etti.
Bu saldırıların kronolojisi, ABD'nin sekiz gündür sürdürdüğü hava harekatına bir yanıt niteliğinde görünüyor. Veriler, İran'ın artık müttefik ülkelerin topraklarındaki ABD varlığını doğrudan bir hedef olarak belirlediğini gösteriyor.
Bence bu bir yanıt değil, stratejik bir hata.
Neden hata olarak görüyorsunuz, bu bir caydırıcılık denemesi değil mi?
Caydırıcılık için kurumların ve müttefiklerin hazır olması gerekir; Kuveyt gibi bir noktada mühimmat deposunu vurmak, ABD'yi bölgede daha geniş çaplı bir operasyona mecbur bırakacak bir maliyet doğuruyor. Benzer durumlarda, doğrudan üs hedef alınması gerilimi düşürmez, aksine geri tepme ihtimalini maksimize eder.
Ancak Hamaney'in Trump'ın imzasını 'değersiz' olarak nitelemesi, İran'ın artık diplomatik mutabakatları birer maliyet kalemi olarak görmediğini kanıtlıyor.
Hamaney'in ifadesiyle, Washington'un 'zorlama ve totaliterlik' içeren doktrini nedeniyle Direniş Cephesi'nin 'unutulmaz dersler' hazırladığı belirtiliyor.
Bu 'dersler' ifadesi, askeri bir tırmanışın niyet beyanıdır ve risk yönetimi açısından son derece tehlikelidir.
Yine de bu durumun ekonomik maliyeti, bölgedeki enerji koridorlarının güvenliği üzerinden çok daha ağır bir şekilde hissedilecek gibi duruyor.
Askeri hamlelerin bu kadar doğrudan ve sertleştiği bir ortamda, meselenin sadece cephedeki çatışmayla sınırlı kalmayacağını anlamak zor değil. Şimdi, bu gerilimin küresel dengeleri nasıl sarsacağına dair bir sonraki başlığımıza geçelim.
2:19Küresel Krizler ve Yerel Trajediler
Venezuela'daki deprem felaketinden İngiltere'deki İsrail tartışmalarına kadar dünyanın farklı noktalarındaki yıkım ve siyasi kırılmalar.
Gerilimin sadece askeri değil, toplumsal ve siyasi kırılmalarla nasıl derinleştiğini görmek için rotayı farklı coğrafyalara çevirelim.
Venezuela tarafında durum çok daha trajik; Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez, 24 Haziran'daki çifte depremde can kaybının 5 bin 119'a yükseldiğini ve 16 bin 740 yaralı olduğunu açıkladı.
Bu rakamlar sadece bir doğal afet değil, bölgedeki altyapı yetersizliğinin ve ekonomik çöküşün bir sonucu olarak okunabilir.
Mesele sadece altyapı değil, 1350'den fazla artçı deprem varken enkazın yarattığı güvenlik boşluğu daha büyük bir risk.
Güvenlik ve insani krizin iç içe geçtiği bir başka nokta da Batı Şeria; Sincil beldesinde 30 yaşındaki Sucud Fukaha, ambulansın askeri bariyerde 30 dakikadan fazla bekletilmesi nedeniyle kalp krizinden öldü.
Bu bir kaza değil, sistemin bir çıktısı.
Bariyerlerin işleyiş biçimi, İsrail'in güvenlik doktrini ile insani erişim arasındaki o gri alanı her geçen gün daha da daraltıyor.
Peki bu insani gerilim, Batı'daki siyasi karar mekanizmalarını nasıl etkiliyor?
İngiltere'de yeni Başbakan Andy Burnham'ın İsrail'e yönelik yaptırım sinyalleri ve Filistin halkından özür dilemesi, Britanya Yahudileri Temsilciler Kurulu gibi kuruluşları ayağa kaldırmış durumda.
Burnham'ın bu hamlesi, İngiltere'nin geleneksel dış politika çizgisinde çok ciddi bir sapma olabilir.
Bence bu bir sapma değil, iç siyasetteki değişimlerin dış politikaya yansıyan kaçınılmaz bir maliyetidir.
Doğal afetlerden siyasi restleşmelere kadar dünya bugün oldukça kırılgan bir dengede; teşekkürler ekip, yarın sabah bu dengelerin yeni yönünü konuşmak üzere görüşürüz.