Hürmüz'de Tansiyon Yükseliyor: ABD'den İran'a 9 Gecelik Operasyon
ABD'nin İran'a yönelik hava saldırı dalgası tamamlanırken, Trump Hürmüz Boğazı'nı kontrol ettiklerini söylüyor. Orta Doğu'daki bu sıcak çatışma küresel piyasaları ve altın fiyatlarını nasıl etkileyecek?
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Hürmüz Boğazı'nda Silah Sesleri
ABD'nin İran operasyonlarının askeri başarısı ile küresel piyasalardaki risk artışı arasındaki dengeyi tartışacağız.
Hürmüz Boğazı'ndan yükselen patlama sesleri ile küresel piyasalardaki belirsizlik, aynı anda iki farklı kriz tablosunu karşımıza çıkarıyor. CENTCOM'un 9 gecelik hava saldırısı operasyonunu tamamladığını duyurmasıyla birlikte, bu askeri başarının ekonomik maliyetini masaya yatırıyoruz.
CENTCOM'un resmi açıklamasında, operasyonların İran'ın askeri komuta merkezleri, kıyı gözetleme tesisleri ve füze fırlatma sahalarını hedef aldığı teyit edildi. İran basını ise saldırıların özellikle Huzistan eyaletindeki Mahşehr ve Bender İmam bölgelerinde yoğunlaştığını bildiriyor.
Bu askeri hareketliliğin piyasa yansıması ise oldukça sert görünüyor. Ons altının 4.014 dolar seviyesine yerleşmesi, yatırımcıların Orta Doğu'daki bu gerilimi doğrudan bir enflasyon riski olarak fiyatladığını gösteriyor.
Askeri başarıyla piyasa güvenliği arasında kurulan bu bağ çok zayıf.
Neden böyle düşünüyorsun, altın fiyatlarındaki artış jeopolitik riskin en net göstergesi değil mi?
Tam tersine, Trump'ın 'İran askeri açıdan neredeyse her şeyi kaybetti' iddiası ile piyasadaki 'güvenli liman' talebi arasında bir çelişki var. Eğer askeri kapasite gerçekten çöktüyse, risk priminin bu kadar yüksek kalması beklenen bir durum değil.
Yani askeri zaferin ekonomik istikrarsızlığı tetikleyip tetiklemeyeceği meselesine geliyoruz; Çetin, bu riskin geri tepme ihtimalini nasıl görüyorsun?
Hürmüz'deki deniz trafiğinin aksama ihtimali, askeri kazanımların getireceği tüm avantajları bir gecede silebilir. Benzer durumlarda, saldırıların başarıyla tamamlanması bölgedeki belirsizliği azaltmak yerine, asimetrik yanıt riskini artırarak piyasayı daha da kırılgan hale getirmişti.
Ancak Trump'ın Joint Base Andrews dönüşünde yaptığı açıklamada, operasyonların İran'ın ticari gemilere yönelik kabiliyetini zayıflatmak için yapıldığını vurguladığını not düşmeliyim.
Bu vurgu önemli olsa da, Japonya piyasalarının kapalı olması nedeniyle işlem hacminin düşük seyretmesi, mevcut fiyat hareketlerinin ne kadar kalıcı olduğunu anlamamızı zorlaştırıyor.
Piyasadaki bu kırılganlık, sadece enerji koridorunu değil, iç siyaseti de etkileyecek gibi duruyor; şimdi odağımızı Türkiye'ye çeviriyoruz.
2:19Türkiye Gündemi: Operasyonlar ve Soruşturmalar
Belediye yolsuzluk iddialarından Ahbap Derneği soruşturmasına kadar Türkiye'deki hukuki süreçleri inceleyeceğiz.
Hürmüz'deki gerilim piyasaları sarsarken, içeride de hukuki süreçlerin hız kazandığı bir sabahla karşı karşıyayız.
Evet, özellikle İzmit Belediyesi'ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen operasyon sabah saatlerinde Antalya, Kırıkkale, Kocaeli, İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet ve CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan dahil toplam 31 kişi, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma iddialarıyla gözaltına alındı.
Bu operasyonun kapsamı sadece yerel bir belediye ile sınırlı görünmüyor; savcılık dosyasında ihaleyi kazanan firmalar ile belediye yetkilileri arasında akrabalık bağları ve komisyon iddiaları yer alıyor.
Soruşturmanın sadece belediye ile bitmeyeceği aşikâr.
Aslında haklısınız, İstanbul'daki diğer bir operasyonda, lideri yurt dışında olan bir suç örgütüyle bağlantılı şüpheliler arasında bir gümrük muhafaza memuru ve zabıt katibinin de olması, kamu görevlilerinin de ağa dahil edildiğini gösteriyor.
Bu durum, suç örgütlerinin kamu bürokrasisine sızma kapasitesinin verilerle, yani HTS ve MASAK kayıtlarıyla kanıtlandığı bir tablo çiziyor.
Hukuki süreçlerin bu kadar geniş bir alana yayılması, kurumsal güveni nasıl etkiler?
Güventen ziyade, denetim mekanizmalarının nerede tıkandığına bakmak lazım.
Bir diğer sıcak gelişme ise Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma; Oğuzhan Uğur ve beraberindeki 9 şüpheli, bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı iddiasıyla İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.
Ahbap tarafında ise Oğuzhan Uğur, emniyetteki ifadesinde dernek faaliyetlerinde bir rolü olmadığını ve usulsüzlüğe şahitlik etmediğini açıkça belirtti.
Belediyelerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede yargı hareketliliği var; bugünlük bu kadar, yarın sabah yeni dosyalarda buluşmak üzere, iyi günler.
Yani hem yerel ihaleler hem de kamu bürokrasisi üzerinden bir sızıntı şüphesi var, doğru mu anlıyorum?