Orta Doğu'da Ateş Hattı: Irak'ta Hava Saldırıları ve Fed Beklentisi
ABD ve Suudi Arabistan'ın Irak'taki İran destekli gruplara düzenlediği hava saldırıları ve küresel piyasaların Fed kararını beklediği gergin bir güne bakıyoruz.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Orta Doğu'da Tansiyon: Irak'ta Hava Saldırıları
İran destekli grupların saldırılarına karşılık ABD ve Suudi Arabistan'ın Irak'taki operasyonları bölgesel çatışma riskini nasıl tetikliyor?
Irak'ın doğusunda, gece karanlığında patlayan hava saldırılarıyla birlikte Orta Doğu'da kontrolün kaybedildiği bir sabahın eşiğindeyiz. Bugün stüdyoyu tek bir konuya odaklanmak üzere topladık çünkü bölgedeki askeri hareketlilik artık sadece yerel bir kriz olmaktan çıktı.
CENTCOM'un az önce yaptığı açıklamaya göre, ABD ve Suudi Arabistan kuvvetleri Irak'ın doğusundaki İran destekli gruplara hava saldırıları düzenledi. Bu operasyon, İran Devrim Muhafızları'nın son 72 saat içinde gerçekleştirdiği 30'dan fazla İHA saldırısına bir yanıt olarak nitelendiriliyor.
Bu saldırıların kapsamını Suudi Arabistan tarafındaki verilerle okumak gerekirse, Tuğgeneral Turki el-Maliki'nin ifadesiyle 27 ve 28 Temmuz tarihlerinde Doğu Bölgesi ile Riyad'daki petrol tesisleri hedef alındı. Yani saldırılar artık sadece askeri üsleri değil, doğrudan enerji altyapısını hedef alan bir boyuta ulaştı.
Kimse şunu sormuyor ama bu karşılıklı misilleme döngüsü, tarafları aslında istemedikleri bir bölgesel savaşa mı sürüklüyor?
Bir saniye, Çetin, bu soruyu biraz açalım; yani bu operasyonlar bir caydırıcılık mı yoksa bir tırmanma aracı mı?
Bana sorarsanız bu bir caydırıcılık değil, bir risk yönetimi hatası. Benzer durumda, geçmişteki sınır ötesi operasyonlarda saldırıların şiddeti artmış ve sonuç tersi bir etki yaratarak grupların daha agresifleşmesine yol açmıştı.
Ancak CENTCOM'un belirttiği üzere, İran yanlısı grupların Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırılarının başarısız olması, savunma mekanizmalarının çalıştığını gösteriyor.
Başarısız olması bir sonraki saldırının daha ağır olacağı gerçeğini değiştirmiyor.
Bu sırada Lübnan cephesindeki can kaybı verileri de durumun vahametini gösteriyor; Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 4 bin 332'ye yükseldiğini bildirdi.
Bu jeopolitik gerilim, küresel piyasalarda da hemen hissediliyor; yatırımcılar bugün Fed'in faiz kararını beklerken Orta Doğu'daki bu askeri hareketlilikten dolayı risk iştahını ciddi şekilde düşürmüş durumda.
Bölgedeki bu askeri hareketliliğin ekonomik belirsizlikle birleşmesi, gündemin diğer başlıklarındaki o büyük beklentiyi daha da karmaşık hale getiriyor.
2:28Gündemin Diğer Başlıkları
Rusya'nın Telegram kurucusu hakkındaki kararı ve Türkiye'deki kabine toplantısının detayları.
Aslında bu belirsizlik sadece piyasalarda değil, dijital dünyada da yeni bir gerilim hattı açıyor; Rusya'nın Telegram kurucusu Pavel Durov hakkında FSB üzerinden çıkardığı uluslararası arama kararı, platformun içerik denetimi ve terör faaliyetlerine yardım iddialarıyla doğrudan bağlantılı.
Kimse şunu sormuyor ama Durov'un bu kararla gerçekten köşeye sıkışması mı hedefleniyor, yoksa bu bir dijital egemenlik savaşı mı?
FSB'nin açıklamasında belirttiği üzere, Ukrayna istihbaratı ve aşırılık yanlısı grupların koordinasyonu için Telegram'ın kullanıldığı iddiası, platformu bir iletişim aracından çok bir operasyon merkezine dönüştürme riski taşıyor.
Peki bu dijital çatışma Ankara'daki gündemi nasıl etkileyecek, Beştepe'deki kabine toplantısının kapsamı ne kadar geniş?
Kabine bugün 15.30'da toplanıyor ve gündemde 'Terörsüz Türkiye' hedefiyle PKK'nın silah bırakma sürecine yönelik yasal düzenlemeler var; MİT ve TSK'nın sahadaki raporları toplantının merkezinde yer alacak.
Sadece terör değil, ekonomi ve Türkiye-ABD ilişkileri de masada, yani çok yönlü bir strateji değişikliği konuşuluyor.
Ekonomi programının da ele alınacak olması, Beştepe'nin dış politikadaki bu yeni arayışları mali disiplinle dengelemeye çalıştığını gösteriyor.
İstanbul'daki operasyonlar bu stratejik tabloya nasıl bir yerleşim sağlıyor, Üsküdar'daki gözaltılar sadece yerel bir mesele mi?
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, rüşvet ve irtikap iddialarıyla Sinem Dedetaş dahil toplam 6 kişinin gözaltına alındığını teyit etti; soruşturma yapı ruhsatı ve iskân süreçlerindeki usulsüzlüklere odaklanıyor.
Belediye düzeyindeki bu tür soruşturmalar, kabinenin ekonomi ve yönetim başlıkları altında tartıştığı kurumsal şeffaflık beklentileriyle de örtüşüyor olabilir.
Ama asıl risk, bu yerel operasyonların siyasi bir domino etkisine dönüşüp dönüşmeyeceği.
Dijitalden yerel yönetime, Beştepe'den küresel krizlere kadar çok katmanlı bir gün yaşıyoruz; bugünlük bu kadar, yarın sabah yeni gelişmelerle tekrar buradayız, ekibe teşekkürler.