Orta Doğu'da Kanlı Misilleme ve Siyasetin Sarsılan Temelleri
ABD'nin İran operasyonunda sivil can kayıpları rapor edilirken, Ahmet Davutoğlu'nun parti feshi kararı Türkiye siyasetinde yeni bir dönemi işaret ediyor.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Orta Doğu'da Misilleme ve Hava Savunma Yarışı
ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarının sivil kayıplarla sonuçlanması ve savunma sanayisindeki devasa bütçe artışları küresel gerilimi nasıl besliyor?
58,6 milyar dolarlık bir savunma bütçesi, Orta Doğu'daki hava saldırılarının sivil enkazları arasında yankılanırken, küresel bir silahlanma yarışının eşiğinde miyiz? Bugün CENTCOM'un İran operasyonunun sivil maliyetlerini ve Pentagon'un devasa savunma harcamalarını masaya yatırıyoruz.
CENTCOM operasyonu tamamladığını duyurdu ancak İran devlet medya kuruluşu IRIB, Keşm Adası'ndaki bir sivil konutun vurulduğunu teyit etti. Yerel kaynaklara göre saldırıda aynı aileden bir anne, baba ve 2 yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetti.
Bu sivil kayıplar, Pentagon'un Lockheed Martin ile yaptığı 58,6 milyar dolarlık Patriot siparişiyle birleşince, savunma harcamalarının artık sadece bir güvenlik meselesi değil, devasa bir ekonomik döngü olduğu görülüyor. Nisan ayındaki 4,7 milyar dolarlık ilk siparişin üzerine eklenen bu tutar, balistik tehditlere karşı savunma bütçelerinin ne kadar agresif bir şekilde büyütüldüğünü kanıtlıyor.
Bütçe artışını bir güvenlik gerekliliği olarak sunmak kolay, ancak bu harcamalar gerilimi düşürmek yerine sadece tarafları daha büyük bir çatışma hazırlığına itiyor.
Ama Çetin, THAAD sistemleri için imzalanan 35 milyar dolarlık ön sözleşmeyi de düşünürsek, bu bir hazırlıktan ziyade mevcut tehditlere karşı zorunlu bir katmanlı savunma inşası.
Zorunluluk mu yoksa döngüsel bir kâr mı, bunu tartışmak lazım; çünkü savunma sanayisindeki bu genişleme, çatışma riskini azaltan bir kalkan değil, çatışmanın maliyetini artıran bir yakıt görevi görüyor.
Bu noktada bir düzeltme yapmam gerekiyor; CENTCOM operasyonun sadece IRGC komuta merkezlerini ve füze üslerini hedeflediğini, sivil kayıpların operasyon planında yer almadığını belirtiyor.
Planın içinde olup olmaması Keşm Adası'ndaki enkazın içindeki 2 yaşındaki çocuğun gerçeğini değiştirmiyor.
Buna rağmen, Rusya'nın Ukrayna'nın 7 bölgesindeki askeri tesislere düzenlediği geniş çaplı saldırıdaki hassasiyet düzeyi, hava savunma sistemlerine olan bu ihtiyacı küresel ölçekte meşrulaştırıyor.
Rusya'nın Kiev ve Lviv'deki lojistik merkezleri vurmasıyla ABD'nin İran'daki misillemesi aynı madalyonun iki yüzü; biri saldırı kapasitesini, diğeri savunma bütçesini besliyor.
Görünen o ki, savunma sanayisindeki bu devasa sermaye akışı, jeopolitik risklerin bir sonucu olarak kendini sürekli yenileyen bir pazar yaratıyor.
Savunma bütçelerinin bu boyutu ve sahadaki sivil maliyetler, aslında sadece sınırları değil, siyasetin tüm dengelerini sarsıyor. Şimdi bu küresel sarsıntının yerel yansımalarına, yani Türkiye'deki siyasi ve yerel depremlere bakacağız.
Birazdan masada olacağız.
2:51Türkiye'de Siyasi ve Yerel Depremler
Davutoğlu'nun siyasetten çekilmesi ve Etimesgut'taki belediye operasyonu yerel ve ulusal siyasetin dengelerini nasıl değiştiriyor?
Sınır ötesindeki gerilimden iç siyasetin merkezine, Ankara'dan gelen haberlere dönüyoruz. Masadaki iki büyük gelişmeyi birleştirdiğimizde, siyasetin hem kurumsal hem de kişisel düzeyde bir kırılma yaşadığını görüyoruz.
Etimesgut'taki operasyonun ayrıntıları netleşiyor; Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, ihalelerde usulsüzlük ve imar işlemlerinde menfaat temini iddialarıyla Erdal Beşikçioğlu dahil 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Aynı zamanda Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi'ni feshederek 'kirlenmiş siyasi iklimin parçası olmamak' gerekçesiyle siyasetten çekildiğini duyurdu.
Bu iki olay, siyasi aktörlerin mevcut sistemle kurduğu bağın zayıfladığını gösteriyor. Davutoğlu'nun partiyi feshetmesi bir geri çekilme olsa da, Etimesgut'taki soruşturmanın ölçeği ve 52 kişinin gözaltına alınması, yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının ne kadar sertleştiğini kanıtlıyor.
Davutoğlu'nun kararı bir ahlaki duruş değil, siyasi bir çıkmazın tescili.
Bence bu bir tescilden ziyade, sistemin kendini yenileme kapasitesini kaybettiğine dair stratejik bir kopuş. Davutoğlu açıklamasında yapay zeka devriminden ve medeniyet kırılmalarından bahsederek, geleneksel parti siyasetinin artık işlevsiz kaldığını savunuyor.
Ama Etimesgut'taki operasyonun yarattığı hukuki risk, Davutoğlu'nun bahsettiği o 'ahlaki mesafe'den çok daha somut bir siyasi maliyet yaratıyor.
Etimesgut örneğinde gördüğümüz üzere, belediye ihaleleri ve ruhsat süreçlerindeki iddialar, yerel dengeleri doğrudan sarsıyor; bu da siyasi partilerin kurumsal güvenilirliğini test ediyor.
Belediye binasındaki arama çalışmaları devam ederken, Beşikçioğlu'nun sağlık kontrolünden sonra emniyete götürüldüğü bilgisi teyit edildi.
Biri sistemin dışına çıkmayı seçiyor, diğeri ise sistemin denetim çarkları arasında. Bugünlük bizden bu kadar, teşekkürler ekip; yarın sabah, bu sarsıntıların yeni sonuçlarını konuşmak üzere yine aynı saatte buradayız.