Venezuela'da Deprem Bilançosu Ağırlaşıyor ve Küresel Piyasalarda Orta Doğu Belirsizliği
Venezuela'daki çifte depremde can kaybı 6 bin 125'e yükselirken, Orta Doğu'daki müzakere belirsizliği küresel piyasaları baskılıyor.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Venezuela'da Felaket Bilançosu
Doğal afetlerin yarattığı devasa can kaybı ve ekonomik yıkımın boyutları.
Bir ülkenin enkaz altında kalan can kaybı, sadece bir trajedi midir yoksa sistemin çöküşünün de bir kanıtı mı? Bugün stüdyoyu Venezuela'dan gelen o ağır veriler için topladık.
Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez az önce bilançoyu güncelledi; hayatını kaybedenlerin sayısı 579 artarak 6 bin 125'e ulaştı. Yaralı sayısı ise 16 bin 740 olarak bildiriliyor.
Bu rakamlar sadece insani bir felaket değil, UNDP raporuna göre 6,7 milyar dolarlık bir yıkım anlamına geliyor. Geçen yılın ekonomik verileriyle kıyasladığımızda, bu hasar ülkenin yeniden inşa kapasitesini tamamen felç edebilir.
Asıl soru bu paranın nereden geleceği.
İşte tam burada bir ayrışma yaşıyoruz; bence bu hasar, uluslararası yardım kanallarının tıkanıklığı nedeniyle kalıcı bir ekonomik durgunluğa dönüşecek.
Bence yanılıyorsun, bu durum aslında küresel kaynakların hızla bölgeye akması için bir kaldıraç olacak.
Veriler bunu pek desteklemiyor; 6,7 milyar dolarlık yıkım, mevcut borç yükü altında ezilen bir ekonomi için çok büyük bir yük.
Ama benzer durumlarda, büyük depremler sonrası kurulan fonlar ülkeleri küresel sisteme daha sıkı bağlamıştı.
USGS verilerine göre depremler 24 Haziran'da sadece 39 saniye arayla gerçekleşti; yani felaket aslında tek bir olay değil, üst üste binen bir süreçti.
Kaan ve Çetin, bu yıkımın ekonomik ve politik maliyeti üzerine anlaşamıyorsunuz; o halde bu enkazın yarattığı belirsizliği bir kenara bırakıp, piyasaları asıl sarsan diğer bölgeye, Orta Doğu'ya bakalım.
1:43Piyasalarda Orta Doğu Çıkmazı
Müzakerelerden somut sonuç çıkmamasının yatırımcı üzerindeki risk etkisi.
Venezuela'daki sarsıntının ardından gözler tamamen Orta Doğu'daki diplomatik boşluğa kaydı. Trump'ın Tahran ile müzakerelerin bugün yeniden başladığını söylemesine rağmen, piyasalar bu açıklamayı henüz fiyatlamıyor çünkü masada somut bir metin yok.
Trump'ın Oval Ofis'teki açıklamasında Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin de sürece dahil edildiği belirtiliyor. Ancak Tahran yönetiminden henüz bu müzakere sürecine dair resmi bir onay veya net bir sinyal gelmedi.
Sinyal gelmemesi zaten en büyük risk faktörü.
Çetin, sadece sinyal eksikliğine odaklanmak yatırımcıyı yanıltabilir; Trump'ın müzakerelerin başladığına dair beyanı, belirsizliği bir nebze de olsa yönetilebilir bir zemine çekiyor.
Yönetilebilir değil, sadece ertelenmiş bir çatışma riski bu.
Trump'ın İran'ın çelişkili açıklamalar yaptığını vurgulaması, aslında masanın ne kadar kırılgan olduğunu kanıtlıyor; emsal durumlarda bu tarz söylemler piyasada güven değil, volatilite yaratır.
Bence durum tam tersi; Fed'in faiz patikasını bekleyen yatırımcı için, Trump'ın bu hamlesi en azından bir diyalog kanalının açık olduğunu gösteriyor ve bu da en kötü senaryonun fiyatlanmasını engelliyor.
Kaan, yani bir diyalog kanalı olması piyasayı sakinleştirir mi diyorsun, yoksa Çetin'in dediği gibi bu sadece bir zaman kaybı mı?
Veriler şunu söylüyor: Somut bir anlaşma gelene kadar risk iştahı kısıtlı kalacak ama Trump'ın bu süreci bizzat yürütmesi, ani bir patlama ihtimaline karşı bir tampon görevi görüyor.
Yine de hatırlatmakta fayda var; Trump'ın ifadesiyle İran'ın tutumu hala belirsizliğini koruyor ve bu durum küresel piyasalarda risk iştahını baskılamaya devam ediyor.
Anlaşılan o ki, diplomatik masadaki sessizlik piyasalardaki gürültüyü artırmaya devam edecek; teşekkürler ekip, yarın sabah Venezuela'daki insani krizin yeni boyutlarıyla görüşmek üzere.