Karadeniz'de Gemiler Vuruldu, Ankara'da Diplomasi Trafiği Hızlandı
Rusya Karadeniz'de Ukrayna gemilerini vurduğunu duyururken, Ankara'da Suriye ile kritik bir görüşme ve MGK toplantısı bekleniyor.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Karadeniz'de Gerilim ve Ankara Hattı
Bölgesel çatışmaların tırmanışı ile Türkiye'nin yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği arasındaki dengeyi tartışıyoruz.
Karadeniz'deki gemi saldırılarının yarattığı sıcak çatışma atmosferine rağmen Ankara'da bir barış mimarisi kurulmaya çalışılması, Çetin için savunması oldukça zor bir denge gibi görünüyor.
Buna denge demek yerine risk yönetimi demek daha doğru olur.
Rusya Savunma Bakanlığı dün Odessa'nın güney ve doğu bölgelerinde askeri yük taşıyan iki Ukrayna kuru yük gemisinin vurulduğunu resmen duyurdu.
Karadeniz'deki bu tırmanış, Türkiye'nin iç güvenlikte atacağı adımların dışarıdaki maliyetini artırabilir.
Maliyetten ziyade, bölgedeki hareketliliğin Türkiye'nin masadaki elini zayıflatıp zayıflatmayacağına bakmak lazım.
Peki, bu dışarıdaki yangın devam ederken Ankara'nın içerdeki 'Terörsüz Türkiye' hamlesi bir zafiyet mi yoksa stratejik bir izolasyon mu?
MGK'nın bugün 15.30'da toplanacak olması ve 12 maddelik kanun teklifinin gündemde olması, devletin bu süreci kurumsallaştırmak istediğini gösteriyor.
Teklifin içeriğinde, PKK ve bağlı örgütlerin silahsızlandığının güvenlik kurumları tarafından teyit edilmesinin MGK tarafından onaylanması maddesi de yer alıyor.
Güvenlik kurumlarının teyidi tek başına yeterli bir garanti değil.
Ancak Elif'in belirttiği o teyit mekanizması, hukuki süreçlerin ve infaz ertelemelerinin önünü açmak için kritik bir zemin hazırlıyor.
Diplomatik trafiğin bu kadar yoğunlaştığı bir günde, Suriye ile yapılacak görüşmenin bu iç dengeleri nasıl etkileyeceğini de birazdan açalım; şimdilik gözler Ankara'daki o ortak basın toplantısında.
1:37Piyasalarda Altın Rüzgarı ve Yerel Asayiş
Küresel ekonomik hareketlilik ile Türkiye'deki güvenlik ve asayiş olaylarını ele alıyoruz.
Ankara'daki diplomatik hareketlilik bir yandan küresel piyasaları, diğer yandan da sokaktaki güvenlik algısını doğrudan etkiliyor; Kaan, altın fiyatlarındaki bu sert sıçrama sadece bir yatırım tercihi mi yoksa bir korunma refleksi mi?
Bence bu bir korunma refleksi; spot altın ons başına 4.285,84 dolara çıkarak son yedi haftanın zirvesini gördü ve gram altın 6.585 TL seviyesine tırmandı. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılma ihtimaline dair İran ve Umman arasındaki görüşme söylentileri, doların zayıflamasıyla birleşince piyasa altına yöneldi.
Piyasa bu iyimserliği çoktan fiyatlamış görünüyor.
Belki de öyle ama Reuters'ın 33 farklı kaynağa dayandırdığı o diplomatik iyimserlik henüz tam olarak teyit edilmiş bir sonuç değil, sadece bir beklenti.
Peki, küresel piyasalar bu kadar hareketliyken, yerel ölçekte asayişin bu denli sarsılması ne kadar normal?
Aslında durum oldukça sarsıcı; Şişli'de dün gece saat 01.00 sularında 26 yaşındaki Nilda Müge Şahin, bir nöbetçi eczane önünde eski erkek arkadaşı tarafından silahla vurularak öldürüldü. Şahin'in daha önce Şişli Aile Mahkemesi'ne başvurmuş olması, olayın bir tehdit sarmalının sonucu olduğunu gösteriyor.
Bu bir asayiş vakasından ziyade bir güvenlik zaafiyeti.
Çetin, sadece İstanbul değil Samsun'daki operasyon verilerine de bakarsak, emniyetin uyuşturucuyla mücadelesi de oldukça yoğun bir tempoda ilerliyor. Samsun'da yapılan operasyonda 4 bin 632 adet sentetik ecza ve 90 kök kenevir bitkisi gibi ciddi miktarda madde ele geçirildi.
İki farklı tablo var; bir yanda altınla güvenli liman arayan bir ekonomi, diğer yanda Şişli'den Samsun'a kadar uzanan bir güvenlik endişesi; bu iki durumu birbirine bağlayan temel eksen nedir?
Güvenlik algısı zayıfladığında, ekonomik istikrar da ne yazık ki sadece rakamlardan ibaret kalıyor.
Görünen o ki, hem küresel boğazlardaki gerilim hem de sokaktaki şiddet, toplumsal huzuru test etmeye devam edecek; bugünlük bizden bu kadar, yarın sabah yeni gelişmelerle tekrar buradayız; teşekkürler ekip.