Marmara'da Kayıp Mürettebat ve Küresel Petrol Krizi
Silivri açıklarında iki Türk gemisinin çarpışmasıyla 10 denizciye ulaşılamıyor. Aynı saatlerde ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını 95 doların üzerine taşıdı.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Marmara'da Arama Kurtarma
Denizcilik kazasındaki irtibat kaybı ve arama çalışmaları ne kadar hızlı sonuçlanacak?
Silivri'deki çarpışmanın ardından gelen o ilk sinyal, aslında felaketin ne kadar ani gerçekleştiğini kanıtladı. Bugün tüm masayı Marmara'daki bu karanlık boşluğa, kayıp mürettebatın akıbetine ve arama çalışmalarının hızına ayırıyoruz.
İstanbul Valiliği'nin verilerine göre olay bugün saat 03.00 sıralarında, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde gerçekleşti. Kocaeli'den Aliağa'ya giden Alsu tankeri ile İskenderun'dan Ereğli'ye giden Tuğberk İmamoğlu gemisi çarpıştı.
Gece yarısı sessizliğinde gerçekleşen bu kaza, sadece bir deniz kazası değil, o gemideki 10 kişinin hayatının bir anda askıda kalması demek.
Peki bu askıda kalma hali teknik olarak ne kadar sürdü: Elif, sinyal geldiğinde gemi çoktan batmış mıydı?
Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün ifadesiyle, çarpışmadan sadece 26 dakika sonra, yani 03.26'da EPIRB cihazından acil durum sinyali alındı. Alsu tankerinin kaptanı ise 03.41'de ulaştı; yani Tuğberk İmamoğlu gemisiyle iletişim o kısa aralıkta koptu.
Bu kadar kısa bir süre, denizin ortasında bir geminin tamamen gözden kaybolması için yeterli bir zaman.
Sadece zaman değil, o anki o karanlık ve soğuk atmosferi düşünmek bile insanı ürpertiyor.
Bence asıl korkutucu olan o 26 dakikalık boşluk, yardımın gelmesi için çok geç kalınmış olma ihtimali.
Katılmıyorum, Kıyı Emniyeti ve Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı ekipleri hemen sevk edildi ve operasyon havadan, denizden kesintisiz sürüyor.
Ekipler sahada ama bu kadar geniş bir alanda, bu kadar dar bir zaman diliminde sonuç almak ne kadar gerçekçi?
Bu sabah denizde çalışan bir balıkçı ya da bir kaptan için bu durum, denizin ne kadar acımasız olabileceğini yeniden hatırlatıyor.
Peki bu arama faaliyetleri sadece can kaybını mı arıyor, yoksa bu çarpışmanın küresel enerji trafiğine yansıması ne olacak?
2:01Savaşın Ekonomik Bedeli
ABD'nin İran saldırıları petrol fiyatlarını ve küresel piyasaları nasıl bir sarmala sürüklüyor?
Meral'in bahsettiği o deniz belirsizliği, şimdi borsa ekranlarındaki kırmızı renkle birleşiyor; bu sabah işe gitmek için arabasına binen biri için bu petrol artışı ne anlama geliyor?
Doğrudan yakıt tüketimi demek, Brent petrol 95,60 dolara fırladıysa bu ay pazar arabasındaki diğer kalemlerin de fiyatının artacağı anlamına gelir.
Aslında sadece petrol değil, CENTCOM'un saldırı duyurusuyla tahvil faizleri de yükseldi, yani piyasalarda genel bir panik havası hakim.
Bu panik sadece rakamlarda kalmıyor, insanlar artık her haber akışında 'yeni bir şey mi olacak' diye ekran başında tetikte bekliyor.
Grafikler yükseliyor diye sevinemiyoruz çünkü bu yükseliş cebimizdeki paranın erimesi demek.
Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı 'en büyük saldırı henüz gerçekleşmedi' uyarısı, piyasaların bu belirsizliği fiyatlamasına neden oluyor.
Peki, bu gerilim Hürmüz Boğazı'nı gerçekten kilitler mi, yoksa sadece bir fiyat manipülasyonu mu?
CENTCOM'un özellikle Hürmüz çevresini hedef aldığını açıklaması, taşımacılık riskini teknik bir iddiadan çıkarıp somut bir tehdide dönüştürdü.
Yani bir nevi, küresel enerji trafiğinin boğazına bir bıçak dayandı diyebilir miyiz?
Bıçak değil, doğrudan fatura olarak geri dönecek bu durum.
Anlaşılan o ki, denizde kaybolan mürettebatın hikayesi, küresel ekonominin yeni ve çok daha pahalı bir dönemine işaret ediyor; teşekkürler ekip, yarın sabah piyasaların bu yeni gerçeklikle nasıl uyandığını yine masada konuşacağız.