Diplomatik Kriz ve Ekonomik Rüzgarlar
Trump yönetiminde büyükelçilik skandalı, Suudi Arabistan'ın İsrail teklifine yanıtı ve IMF'den Türkiye için gelen yeni büyüme tahmini gündemi belirliyor.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Küresel Siyasetin Kırılma Noktaları
Batı dünyasındaki diplomatik gerilimler ve Orta Doğu'daki yeni ittifak arayışları sürdürülebilir bir düzen getirebilir mi?
Suudi Arabistan'ın bu reddi, sadece bir askeri iş birliğini değil, bölgedeki tüm normalleşme hesaplarını çöpe atan bir hamle gibi duruyor.
Aslında mesele sadece askeri bir reddediş değil, Riyad'ın İsrail ile kurmak istemediği o hukuki zemini koruma refleksi.
Haaretz'in aktardığına göre Tel Aviv, ABD arabuluculuğuyla bu ortaklığı kurup normalleşmeye zemin hazırlamak istiyordu ancak Muhammed bin Selman teklifi doğrudan geri çevirdi.
İyi ki dinleyici de bunu duydu; masada diplomatik bir duvarın yükseldiğini görüyoruz. Programı resmen açıyoruz: Bugün küresel siyasetin kırılma noktalarındayız, Washington'dan Brüksel'e uzanan gerilim hattını ve Orta Doğu'daki yeni ittifak arayışlarının neden duvara çarptığını konuşacağız.
Bu duvarın sertliği, İsrail'in stratejik yalnızlığına işaret ediyor; Suudi Arabistan'ın tavrı, bölgedeki denklemi son üç yılın en istikrarsız dönemine sokabilir.
Katılmıyorum, bu bir istikrarsızlık değil, Suudi Arabistan'ın kendi egemenlik ve güvenlik protokollerini koruma kararlılığıdır.
Bence tam tersi, bu karar bölgesel bir güvenlik boşluğu yaratacak kadar büyük bir risk barındırıyor.
Peki, bu diplomatik krizlerin maliyeti sadece siyasi mi kalacak, yoksa masadaki diğer gerilimler bunu tetikleyecek mi?
Bu noktada Washington tarafındaki usulsüzlük iddialarını da unutmamak lazım; AP'nin bildirdiğine göre Trump ve Rubio, Büyükelçiliğe atanan isimle ilgili ciddi bir öfke içinde.
Guilfoyle meselesindeki 100 bin dolarlık bağış iddiası, bir diplomatın kariyerini bitirmekten ziyade, ABD'nin müttefiklerine verdiği güveni bir akşam yemeği maliyetine indirgiyor.
O rakamın büyüklüğünden ziyade, Senato onay sürecinden önce gerçekleştiği iddiası usul açısından çok daha ağır bir suçlama.
Hukuki bir süreç mi yoksa siyasi bir tasfiye mi izleyeceğiz, bunu birazdan açalım.
Peki, bu diplomatik ve hukuki fırtına Avrupa'nın kendi içindeki savunma reflekslerini nasıl etkileyecek?
2:08Piyasalarda Yeni Dengeler
IMF'nin büyüme revizeleri ve Fed beklentileri altında küresel piyasalar nasıl bir yön çizecek?
Savunma reflekslerinden çıkıp borsa ve büyüme rakamlarının yarattığı gerçek risklere dönelim; IMF'nin Türkiye için revize ettiği büyüme tahminleri ve Asya'daki teknoloji satışları piyasaları nasıl bir dengeye zorluyor?
IMF'nin Türkiye büyüme tahminini yüzde 2,9'dan yüzde 2,7'ye çekmesi, aslında küresel büyüme beklentilerinin yükseldiği bir ortamda yerel bir yavaşlama sinyali veriyor. Asya borsalarındaki teknoloji çöküşüyle birleşince, piyasalar sanki bir vites düşüşü yaşıyor; bu durumu, çok hızlı giden bir aracın aniden fren yapıp tekerleklerin kaymasına benzetebiliriz.
Asya tarafındaki o kayma çok somut; Kospi endeksi yüzde 5,46 düşerek 6.035,35 puana geriledi, yani teknoloji hisselerindeki satış baskısı sadece bir iddia değil, verilerle tescillendi.
Araba benzetmesi biraz fazla dramatik değil mi Kaan?
Dramatik değil, sadece mekanizmayı tarif ediyorum.
Mekanizma dediğin şey, IMF'nin bu revizesinin bir beklenti mi yoksa gerçekleşmiş bir ekonomik daralma tespiti mi olduğuyla ilgili; hukuki bir yaptırımdan ziyade, rasyonel bir ekonomik düzeltme süreci izliyoruz.
Altın fiyatlarındaki düşüşü de bu dengeye eklemeliyim; spot altın ons başına 4.164,45 dolara geriledi, çünkü dolar endeksi son 18 ayın en yüksek seviyelerine yaklaştı.
İşte tam burada Fed'in faiz sinyalleri devreye giriyor; dolar güçlendikçe altın gibi varlıklar maliyetli hale geliyor ve yatırımcı güvenli limandan ziyade nakit döngüsüne odaklanıyor.
Yani teknoloji hisselerindeki düşüş, büyüme tahminlerindeki aşağı yönlü revizeler ve güçlenen dolar birleşince, yatırımcı için belirsizlikten ziyade bir 'bekle-gör' dönemi başlıyor. Katılımınız için teşekkürler ekip, yarın sabah küresel piyasaların bu yeni dengelerdeki ilk tepkisini birlikte okuyacağız.