Trump'tan İran'a 'En Ezici' Operasyon: Orta Doğu'da Dengeler Değişiyor mu?
ABD Başkanı Trump'ın İran'a ilan ettiği kapsamlı ekonomik savaş ve Ukrayna'daki füzeli saldırıların yarattığı ağır tabloyu inceliyoruz.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Orta Doğu'da Ekonomik Savaş ve Kiev'de İnsani Dram
ABD'nin İran hamlesi ve Rusya'nın Ukrayna saldırıları, küresel güvenlik mimarisini nasıl sarsıyor?
Kiev'de bir çocuk hastanesinin füze isabetiyle sarsıldığı bir sabah, Washington'dan gelen 'en ezici ekonomik savaş' ilanıyla küresel güvenlik mimarisi tamamen değişiyor. Bugün stüdyoyu bu iki büyük kırılma noktası için topladık.
Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, Rusya'nın balistik füzelerle özellikle Solomyansk semtini hedef aldığını ve bir çocuk hastanesinin ağır hasar gördüğünü bildirdi; saldırılarda toplam 10 kişi hayatını kaybetti, 73 kişi yaralandı.
Bu saldırılar sadece yerel bir trajedi değil, Rusya'nın güvenlik doktrinindeki sertleşmenin bir sonucu. Ben buna bir riskten ziyade, Batı'nın Ukrayna'ya verdiği desteğin sınırlarını test eden bir hamle olarak bakıyorum.
Çetin, Rusya'nın bu hamlesini 'test' olarak görmen çok iyimser kalıyor. Trump'ın İran'a karşı başlattığı ve 'eşi benzeri görülmemiş' dediği ekonomik izolasyonun yaratacağı yan etkiler, Ukrayna'daki bu şiddet sarmalıyla birleşince piyasalarda öngörülemez bir oynaklık yaratabilir.
Trump'ın İran açıklamasına dönelim: Bu ekonomik operasyonun kapsamı tam olarak neyi hedefliyor?
Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran'ın askeri üretim tesislerinin kullanılamaz hale geldiğini ve para biriminin değerini yitirdiğini iddia etti; 19 farklı kaynak bu ölçekteki bir operasyonun detaylarını bekliyor.
Trump'ın ifadesi çok keskin ama veriler henüz bu askeri imha iddiasını desteklemiyor. Ekonomik savaşın mekanizması, İran'ın dış ticaret kanallarını tamamen kapatmaya odaklı görünüyor ki bu da küresel enerji arzında ciddi bir darboğaz riski demek.
Ama bu darboğaz, bölgedeki güç boşluğunu dolduracak aktörler için bir fırsat olabilir.
Tam da bu noktada risk artıyor, Çetin.
Yunan basınındaki Militaire analizini hatırlatayım; Washington'un İran üzerindeki bu baskı nedeniyle bölgeden çekilme ihtimali, Türkiye gibi savunma sanayisi güçlü aktörlere yeni bir hareket alanı açabilir.
Yunan medyasının bu çıkarımı, ABD'nin bölgedeki direnç gücünü yanlış değerlendirdiği iddiasına dayanıyor.
Ancak Türkiye'nin bu yeni düzende nasıl bir maliyet üstleneceği sorusu hala yanıtsız; ekonomik izolasyonun coğrafi yakınlığıyla beraber getireceği enflasyonist baskıyı hesaba katmalıyız.
Güvenlik dengelerindeki bu büyük kayma, ticaret yollarını ve dolayısıyla paranın rotasını nasıl etkileyecek, birazdan bakacağız.
2:34Piyasalarda Altın Zirvesi ve Yerel Gelişmeler
Küresel ekonomik belirsizliklerin altın fiyatlarına yansıması ve Türkiye'deki güncel sismik hareketlilik.
Paranın rotası değişirken, bu belirsizlik ortamının en somut yansımasını altın fiyatlarında görüyoruz; Kaan, gram altının 6.978 lirayı test etmesi sadece bir yükseliş mi yoksa daha büyük bir dalganın habercisi mi?
Bence bu sadece bir yükseliş değil, sistemik bir kaçış; ons altının 4.523 dolarla kapanması ve dolar endeksinin zayıflaması, yatırımcının riskli varlıklardan hızla uzaklaştığını gösteriyor. Veriler, gram altının 17 Nisan'dan bu yana en yüksek seviyesine çıktığını teyit ediyor, yani piyasa jeopolitik gerilimi fiyatlıyor.
Altın her zaman bir güvenli liman ama bu seferki ivme biraz aşırı değil mi?
Tam tersine, Çetin, ABD'deki tahvil geri alımları sonrası getirilerin gerilemesi altını teknik olarak çok güçlü bir noktaya taşıdı. Ağustos ayı boyunca 4.160 dolardaki 50 günlük hareketli ortalamanın çok üzerine çıkıldı, bu da trendin yönünü netleştiriyor.
Ekonomik verilerin yanına bir de yerel bir hareketliliği eklememiz gerekiyor; AFAD verilerine göre İstanbul Adalar ve Tuzla açıklarında 19 Ağustos akşamından beri yoğun bir sismik aktivite var.
Marmara'daki bu hareketlilik ekonomik belirsizlikle birleşince, toplumsal stres seviyesi nasıl etkilenir?
AFAD, 19 Ağustos saat 16.08'den itibaren yoğunlaşan süreçte 50'ye yakın mikro deprem kaydettiğini açıkladı; en büyüğü 3,2 büyüklüğündeydi ve 7 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Bu kadar mikro deprem aslında bölgedeki sismik enerjinin boşaldığını, yani büyük bir riskin azaldığını gösteriyor olabilir.
Çetin, bu kadar sık sarsıntı varken iyimserliğe kapılmak riskli, sismik hareketliliğin ne zaman duracağını kimse bilemez.
Bir yanda küresel piyasalarda altın zirvesi, diğer yanda Marmara'daki sismik hareketlilik; bugün belirsizliklerin her iki cephede de yoğunlaştığını gördük, teşekkürler ekip, yarın sabah yeni gelişmelerle yine buradayız.