Hürmüz'de Gizli Koridor ve Trump'ın İran Operasyonu
ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nda oluşturduğu gizli petrol koridoru ve Trump'ın İran'a ilan ettiği 'en ezici' ekonomik savaşın detaylarını inceliyoruz.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06Hürmüz'de Gizli Koridor ve Ekonomik Savaş
ABD'nin İran'a yönelik hem askeri lojistik hem de ekonomik kuşatma hamlelerinin küresel enerji güvenliği ve jeopolitik dengeler üzerindeki etkisi.
Dün akşamki yayında Trump'ın İran'a yönelik hamlelerinin Orta Doğu dengelerini nasıl sarsabileceğini konuşmuştuk; ancak bugün durum sadece diplomatik söylemden ibaret görünmüyor. Hürmüz Boğazı'nda tankerler için kurulan gizli koridor ve ilan edilen tam tecrit ile sahada yeni bir perde açılıyor.
Axios'un ismini vermeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı bilgilere göre, her gece Hürmüz Boğazı'nın güney kanalından 15 ila 20 petrol tankeri konvoy halinde geçiş yapıyor. Bu operasyonla günlük yaklaşık 10 milyon varil petrolün dünya piyasalarına ulaştırıldığı öne sürülüyor.
Elif'in belirttiği bu 10 milyon varillik miktar, savaş öncesindeki seviyelerin yaklaşık yarısına tekabül ediyor. Görünen o ki ABD, bir yandan Trump'ın duyurduğu o 'ezici' ekonomik savaşla İran'ı tecrit ederken, diğer yandan enerji arzındaki kesintiyi bu gizli koridorla dengelemeye çalışıyor.
Bu koridorun güvenliği aslında büyük bir risk barındırıyor.
Risk derken, arz güvenliğini kastettiğini varsayıyorum?
Hayır, maliyet ve geri tepme riskinden bahsediyorum; her gece o kadar tankeri güney kanalına hapsetmek, İran'ın bölgedeki asimetrik kapasitesini daha da tetikleyebilir. Benzer durumlarda tek taraflı koridor oluşturma çabaları, bölge aktörlerini daha sert karşı hamlelere zorlamıştı.
Trump ise bu askeri ve lojistik hamleleri, Tahran'ın fırsatları değerlendiremediği gerekçesiyle yürütülen bir 'tam tecrit' stratejisinin parçası olarak tanımlıyor.
Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı o 34 farklı kaynağa dayanan açıklama, ekonomik savaşın sadece yaptırımlardan değil, doğrudan bir kapasite darbesinden ibaret olduğunu gösteriyor.
Peki, bu devasa enerji trafiği ve ilan edilen ekonomik savaşın piyasalardaki yansımalarını, yani altın ve döviz cephesindeki hareketliliği birazdan masaya yatıralım.
2:04Piyasalarda Altın ve Döviz Hareketliliği
ABD tahvil piyasasındaki likidite hamlelerinin altın fiyatları ve döviz kurları üzerindeki doğrudan etkisi.
Kaan, bu jeopolitik gerilimlerin gölgesinde altın ve döviz tarafında neler oluyor?
Aslında asıl tetikleyici unsur Trump'ın açıklamalarından ziyade ABD Hazinesi'nin tahvil piyasasına müdahalesi oldu. Uzun vadeli tahvil geri alımları için likidite desteğini iki katına çıkarma kararı, tahvil getirilerini aşağı çekerek doların gücünü kırdı ve yatırımcıyı doğrudan altına itti.
Bu durum rakamlara da yansımış durumda; spot altın gün içinde 4.525,79 dolara kadar tırmanarak 2 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyesini test etti. İç piyasada ise gram altın 6.980 lirayı görerek son dört ayın zirvesine yaklaştı.
Likidite desteği demek, aslında piyasaya para enjekte ederek tahvil piyasasını yapay olarak sakinleştirmek demek değil mi?
Tam olarak öyle, Çetin. Hazinenin bu hamlesi doların zayıflamasına yol açarken, riskten kaçan sermaye ons altında 4.569,80 dolarlık Aralık vadeli kontratlara yöneliyor.
Ancak bugün sabah itibarıyla bir düzeltme görüyoruz; gram altın 6.923 liraya gerilerken çeyrek altın 11 bin 306 liradan işlem görüyor.
Altın kendi içinde bir dalgalanma yaşıyor gibi, peki döviz tarafı bu durumdan nasıl etkileniyor?
Doların küresel zayıflığına rağmen İstanbul serbest piyasasında doların 47,9550 liraya yükselmesi, yerel dinamiklerin küresel dolar endeksinden farklı bir rotada ilerlediğini gösteriyor.
Bence bu yükseliş, küresel dolar zayıflığına rağmen yerel piyasadaki belirsizliğin bir sonucu.
Katılıyorum, çünkü doların küresel ölçekteki gerilemesi her zaman yerel kurun düşeceği anlamına gelmiyor; aksine tahvil piyasasındaki bu oynaklık gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı kurabiliyor.
Euro tarafında da benzer bir seyir var; Kapalıçarşı'da euro 56,1230 lira seviyesinden işlem görmeye devam ediyor.
Yani bir yanda tahvil piyasasını ayakta tutmaya çalışan devasa bir likidite operasyonu, diğer yanda bu operasyonun fiyatlara yansıyan sert dalgalanmaları var. Teşekkürler ekip, bugün küresel piyasalardaki bu büyük makasın nedenlerini anlamaya çalıştık. Yarın sabah, bu ekonomik savaşın teknoloji devleri üzerindeki olası yaptırımlarıyla devam edeceğiz.