Dünya Dengeleri Sarsılıyor: İsrail'de Yeni Dönem ve Bolsonaro'nun Miami Çıkışı
İsrail'de Siyonist askerlik hükümeti hazırlığı sürerken, Brezilya'dan kaçan Bolsonaro ABD'de kendisini lider ilan etti. Küresel piyasalarda ise Fed sonrası New York borsasında hareketli dakikalar yaşandı.
Yapay kadro · sentetik seslendirme
0:06İsrail'de Askeri Hükümet Senaryosu
Eisenkot'un 'Siyonist askerlik hükümeti' hedefi, İsrail'in iç siyasetini ve bölgesel gerilimi nasıl bir çıkmaza sokar?
Tel Aviv'de seçim sonuçlarının kesinleşmesini bekleyen bir seçmenin sandık önündeki o gergin bekleyişi, bugün tüm bölgenin kaderini belirleyecek bir kırılmaya dönüşmek üzere. İsrail'de meclis aritmetiği henüz netleşmese de Eisenkot'un 'askerlik hükümeti' çıkışı masadaki tüm dengeleri değiştirdi. Çetin, siz dış politika perspektifinden bu askerlik odaklı yeni yönetim iddiasını nasıl okuyorsunuz?
Eisenkot'un hedeflediği bu yapı, aslında İsrail'in geleneksel sivil-asker ayrımını tamamen ortadan kaldırma riski taşıyor. Eski bir Genelkurmay Başkanı'nın doğrudan siyaset sahnesine bu kadar keskin bir terminolojiyle girmesi, devlet mekanizmalarında geri dönülmesi zor bir emsal yaratabilir.
Aslında bu durumun sayısal tablosu da oldukça kritik; Knesset'teki 120 sandalyenin yüzde 90'ı sayıldı ve Netanyahu bloğu 53, muhalefet ise 48 sandalye ile görünüyor. Eisenkot'un Yashar Partisi üzerinden kurmak istediği bu model, mevcut aritmetiğin çok ötesinde bir dönüşümü işaret ediyor.
Elif'in verdiği rakamlara bakınca, Netanyahu'nun 53 sandalye ile tek başına hükümet kuramadığı, dolayısıyla Eisenkot'un bu 'askerlik hükümeti' iddiasının aslında bir blok kurma stratejisi olduğu görülüyor. Eğer muhalefet ve Arap partilerinin 19 sandalyesi de bu yeni modele dahil edilirse, İsrail siyaseti daha önce hiç görülmemiş bir askeri-siyasi konsolidasyona gidebilir.
Bu kadar büyük siyasi kırılmaların halkın cebine yansıması her zaman sert oluyor. Eğer yönetim tamamen askeri bir refleksle şekillenirse, bu durumun ekonomik istikrarı ve günlük hayatın maliyetini nasıl etkileyeceğini merak ediyorum.
Meral, siz kendi masanızdan bakınca bu askeri odaklı siyasetin ekonomik maliyetine dair ne görüyorsunuz?
Aslında İpek, ben doğrudan askeri bütçeye bakmıyorum ama böyle bir yönetim değişikliği belirsizlik demek, belirsizlik de doğrudan piyasaya yansır.
Meral haklı, ancak ben bu noktada katılıyorum; askeri bir hükümetin önceliği savunma harcamaları olacağı için bu durum bütçe disiplinini doğrudan sarsacaktır.
Çetin'in değindiği bütçe konusuna bir ekleme yapayım; bu durum sadece harcamaları değil, yabancı sermaye girişini de doğrudan etkileyecek bir mekanizmaya dönüşebilir.
Bölgesel gerilimin bu yeni iç siyaset hamleleriyle nasıl birleşeceğini, özellikle de Hizbullah'ın bu sürece vereceği yanıtı birazdan konuşacağız; peki ya Miami'den yükselen o çok farklı ses?
2:25Bolsonaro'nun Miami'den Gelen 'Liderlik' İddiası
Trump'ın Bolsonaro'yu kabul etmesi, Brezilya'daki seçim sonuçlarını ve Latin Amerika siyasetini meşruiyet açısından nasıl etkiler?
Flavio Bolsonaro'nun Miami'den kendisini 'Brezilya'nın lideri' diye tanımlaması, Trump'ın onu kabul ettiğini doğrulamasıyla yeni bir boyut kazandı; siz kendi masalarınızdan bakınca bu meşruiyet iddiasını nasıl okuyorsunuz?
Bence bu bir liderlik iddiasından ziyade, hukuki bir kaçışın siyasi kılıfa büründürülmesidir. Trump'ın 'henüz görüşmedim' demesine rağmen onu kabul etmesi, Brezilya Yüksek Mahkemesi ile Washington arasında doğrudan bir sürtüşme başlatabilir.
Buradaki kronolojiyi netleştirmek gerekirse, Bolsonaro önce 'seçilmiş gerçek devlet başkanı' yazdı, sonra bu paylaşımı silip 'Brezilya'nın lideri' ifadesine döndü. Trump ise Ohio'daki mitingde seçim sonuçları hakkında yorum yapmayacağını söyledi.
Bu durumun Brezilya'daki İşçi Partisi hükümetinin otoritesini sarsacağını sanmıyorum; aksine, Trump'ın bu tutumu Brezilya'daki kurumsal yapıları daha sert önlemler almaya itebilir. Geçen yılki benzer krizlerde gördüğümüz gibi, dışarıdan gelen bu tür onaylar yerel meşruiyeti güçlendirmekten çok, diplomatik izolasyonu derinleştiriyor.
Grafiklerin ve diplomatik krizlerin ötesinde, bu belirsizlik Brezilya pazarındaki fiyat istikrarını nasıl etkileyecek?
Meral haklı bir noktaya değiniyor, ancak bu siyasi gerilim doğrudan tüketici sepetine değil, daha çok yatırımcı güvenine yansır.
Yine de yatırımcı güveni demek, döviz kuru ve dolayısıyla ithal ürün fiyatı demek; bu da doğrudan mutfağa yansır.
Katılmıyorum, burada asıl risk ekonomik değil, güvenlik odaklı; Interpol süreçleri ve sığınma talebi Latin Amerika'daki güvenlik protokollerini felç edebilir.
Peki, bu diplomatik restleşme ve Trump'ın tutumu, küresel piyasaların beklediği o büyük ekonomik kırılmanın habercisi olabilir mi?
Bence bu durum piyasalar için bir belirsizlik unsuru olsa da, asıl büyük dalga Fed'in sonraki adımlarıyla gelecek.
Piyasaların bu gergin siyasi atmosferde Fed'in kararlarına nasıl bir tepki vereceğini, yani küresel risklerin yeni rotasını birazdan açacağız; peki bu ekonomik dalgalanma, merkez bankalarının manevra alanını nasıl daraltacak?
4:31Küresel Riskler ve Fed Sonrası Piyasa
Fitch'in kötüleşen risk uyarısı ile Fed'in faiz kararı sonrası borsadaki yükseliş arasındaki çelişkiyi nasıl okumalıyız?
Kaan, Fitch'in raporuyla borsadaki bu yükseliş sanki birbirine zıt iki farklı dünya gibi duruyor; sen kendi masandan bakınca bu çelişkiyi nasıl okuyorsun?
Aslında tam bir çelişki değil, daha çok bir 'bekle-gör' piyasası diyelim. Fitch'in raporunda belirttiği risk unsurları, özellikle yapay zeka yatırımlarının sürdürülebilirliği ve enerji fiyatları üzerine kurulu bir endişe setini temsil ediyor.
Fitch raporunda risk artışının temel nedenleri arasında yapay zeka yatırımlarındaki aşırı büyüme de geçiyordu.
Evet, ama Microsoft'un açıkladığı 36,6 milyar dolarlık net kar ve bulut gelirlerindeki artış, bu yatırımların henüz bir 'balon' değil, somut bir nakit akışı yarattığını gösteriyor.
Bence bu çok iyimser bir yaklaşım.
Neden böyle düşünüyorsun Çetin?
Çünkü Fed'de Lisa Cook ve Beth Hammack'ın faiz artışı yönünde oy kullanması, piyasanın bu yükselişini çok kırılgan kılıyor. Benzer bir durumda, sıkılaşan finansman koşulları teknoloji devlerinin bu devasa harcamalarını bir süre sonra borç yüküne dönüştürebilir.
Borsadaki o yüzde 0,28'lik artışın mutfağa yansıması henüz yok ama faizlerin sabit kalması bile kredi kartı borcu olanı rahatlatmıyor.
Meral, sen aslında Kaan'ın bahsettiği o devasa rakamların sokaktaki karşılığını mı sorguluyorsun?
Kesinlikle. Microsoft milyarlarca dolar kar ederken, Fitch'in bahsettiği 'sıkılaşan finansman koşulları' benim sormak istediğim şey; bu durum kredi faizlerini nereye taşır?
Meral haklı, çünkü Fed'in faizi yüzde 3,75-4 aralığında tutması enflasyonun hala yüzde 2 hedefinden uzak olduğunu tescilledi.
Banka tarafından yapılan açıklamada, enflasyonun yüksek seyretmeye devam ettiği ve hedefe ulaşmak için daha fazla veri gerektiği vurgulanmıştı.
İşte risk burada başlıyor; veriler gelene kadar piyasa bu yükselişi bir 'sahte bahar' gibi yaşıyor olabilir.
Belki de haklısın, Fitch'in uyarısı ile Microsoft'un bilançosu arasındaki o ince çizgide yürümek zor olacak.
Peki, bu ekonomik gerilim diplomatik sahadaki sertleşmeyi tetikleyecek mi; Rusya, AB ve Kuzey Kore hattındaki o yeni restleşme ne anlama geliyor?
6:42Diplomatik Restleşme: Rusya, AB ve Kuzey Kore
Rusya'nın Avrupa'ya suçlamaları ve AB'nin Kuzey Kore'ye karşı ortak yaptırım hamlesi, yeni bir soğuk savaşın sinyali mi?
Çetin, Rusya'nın Brüksel, Berlin ve Paris'i doğrudan hedef alan bu suçlamaları ve AB'nin Kuzey Kore hamlesi bir tesadüf mü, yoksa büyük bir kuşatma mı başlıyor?
Bence bu bir kuşatma değil, sadece tarafların savunma kapasitelerini artırmak için kullandıkları birer retorik kalkanı. Zaharova'nın suçlamaları yeni değil, sadece savunma sanayisi lobiciliğine yapılan vurgu stratejik bir ton değişikliği.
Ama Zaharova'nın ifadesiyle, Avrupa yöneticilerinin Rusya'nın çıkarları konusunda dürüstçe istişare yapmaya hazır olmadığını söylemesi, diplomatik kanalların tıkandığını gösteriyor.
Bu tıkanıklık sadece sözde kalmıyor; AB ve 11 ülkenin Kuzey Kore'ye karşı çıkardığı ortak yaptırım listesi, Rusya ile olan iş birliğini de doğrudan hedef alıyor.
Bu yaptırımlar ve askeri harcamalar artarken, bu durumun enerji veya hammadde fiyatlarına yansıması kaçınılmaz değil mi?
Meral, sen yine hemen mutfağa bağladın ama burada mesele sadece fiyat değil, kurumların hazırlık seviyesi.
Grafiklere bakmak kolay ama bu savunma kapasitesi artışı faturayı son kullanıcıya keserse, sokaktaki tepkiyi görmezden gelemezsiniz.
Aslında Meral'in dediği bir noktada haklılık payı var; çünkü AB'nin Kuzey Kore'ye yönelik ek yaptırımları, küresel tedarik zincirindeki siber ve finansal hareketliliği etkileyecek.
Brüksel'deki NATO toplantısında Andrius Kubilius'un savunma üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini vurgulaması da bu ekonomik baskıyı destekliyor.
Çetin, madem öyle, bu savunma sanayisi hamleleri gerçekten bir caydırıcılık mı yaratıyor yoksa sadece bir silahlanma yarışını mı körüklüyor?
İpek, aslında haklı bir soru; benzer durumlarda savunma kapasitesini artırmak her zaman istenen sonucu vermedi, bazen sadece maliyeti artırıyor.
Görünen o ki, AB'nin bu hamleleri Rusya'dan gelen 'kışkırtıcı' suçlamalarını daha da sertleştirecek bir döngü yaratıyor.
Yalnız şunu netleştirelim; AB'nin Kuzey Kore açıklaması sadece bir çağrı değil, aynı zamanda Ekim ayında uygulanan yaptırımların bir devamı niteliğinde.
Kesinlikle, bu bir devamlılık ve yeni bir soğuk savaşın değil, mevcut çatışmanın kurumsallaşmış halinin işareti.
Diplomatik ve askeri bu gerilim hattı bir yandan genişlerken, diğer yandan sınır güvenliği tarafında bambaşka bir kriz kapıda mı? Sınırda uyuşturucu operasyonlarında artan sayılar neyi işaret ediyor?
9:05Sınırda Uyuşturucu Operasyonları
Bitlis ve Sakarya'daki uyuşturucu yakalamaları, yerel güvenlik birimlerinin operasyonel başarısını mı yoksa artan trafiği mi gösteriyor?
Aslında iki farklı senaryo var; Bitlis Tatvan'da bir araçta 2 kilo 914 gram metamfetamin ele geçirilirken, Sakarya'da bir otobüste 459 gram metamfetamin yutan İran uyruklu bir şahıs tutuklandı.
Bitlis'teki yakalama bir lojistik sevkiyatı, Sakarya'daki ise daha bireysel bir taşıma yöntemi gibi duruyor.
Siz kendi masanızdan bakınca ne görüyorsunuz, bu rakamlar başarı mı yoksa trafiğin büyümesi mi?
Benim masamda olgular var, yorum yapmak için verinin daha geniş bir zamana yayılması lazım.
Bence tam tersi, bu yakalamalar trafiğin çok daha yoğun olduğunun kanıtı.
Çetin'in dediği gibi, operasyonel başarı artsa da uyuşturucu rotalarının çeşitlenmesi riskin arttığını gösteriyor olabilir.
Bu rakamlar ne kadar büyük olursa olsun, sokaktaki gencin bu maddeye ulaşımı kolaylaştığı sürece operasyonun bir anlamı kalmıyor.
Sadece yerel başarıya bakmak yanıltıcı olur.
Katılıyorum, çünkü yakalanan miktarın azalması trafiğin bittiği anlamına gelmiyor.
Görünen o ki operasyonların başarısı ile suç trafiğinin hacmi arasında ters bir korelasyon var; bugünlük bu kadar, yarın sabah yeni bir gündemle görüşmek üzere, iyi günler.